Deontoloji 

Fakülte yıllarından beri utmak istemediğim derslerden birisiydi. Eski ve meşhur bir hocamızdı anlatan. Meşhur olduğunu hatırlıyorum ama adını hatırlamıyorum iyi mi…

Derslerden birinde anlattığı şeyi anlatayım, konu konsültasyon. Yer hasta odası. Konsültasyonu hasta da isteyebilir, doktor da. Konsültan hekim geldi. Her şey tamam. Muayene etti gerekeni söyleyecek ama hastanın duymasını istemiyorlar. Başka yer de yok. Dolabın içine girebilirler die anlatmıştı hoca. 

Şimdi tabi komik geldi size di mi. Bize de öyle gelmişti. O zamanın şartlarını bilemezdik. Şimdi asansörlerde hastanız hakkında ortaklık yerde konuşmayın diye ikazlar olduğuna göre demek ki şimdi böyle sorunlar oluyor. Demek ki o zaman da olmuş br böyle bir ihtiyaç ortaya çıkmış. 

Deontoloji den hatırladığım başka bir şey de doktorun ücreti ücret değil legion d’onor ya da nasıl yazılıyorsa yani onur nişanı gibi bir şey. Yani ücret değil. Hayat veriyorsunuz kalbinden geçeni veriyor. Dedim ki deontoloji hocası bir arkadaşıma yıllar sonra, Osmanlı da nasıldı işler? Doktorlar ın kazançları bu kadar sorgulanıyor muydu değerleri nasıldı? Tam tesi dedi. O zaman bir cerrahın istanbul içinde yirmi taneye yakın muayenehanesi olurmuş, sabahtan çakarmış geze geze tedavi yapa yapa gidermiş ve çok zenginmiş hekimler.

İlginç.

Başka bir deontoloji konusunda sonra değeceğim. Sosyal medya ve hekim hasta mahremiyeti. Kafama şekillendirdim ama tam değil. Karar veremedim bu meslek kapitalist mi sosyalist mi diye.

O zaman yazacağım